Table of contents
Paylaş

Kendini sevebilmek, ne çok güzel ve başarılı olmaya bağlı ne de başkalarının sana ne kadar değer verdiğiyle ölçülebilir… Özdeğer ancak kendini sevme gücünü eline aldığında yükselecektir…

Kendini değerli bulma,

güzel şeylere layık görme,

mutlu olma hakkına sahip çıkma,

ihtiyaçlarını özgürce belirtebilme

ve zorluklarla baş edebilmek için yeterli hissetme….

Hepsi kendimiz hakkında olumlu inanç ve düşünceler taşımakla ilgili ve özdeğeri yüksek olmakla eş anlamlı…

Özdeğer, özetle, insanın kendisi hakkında olumlu ve olumsuz duygularını, değerlendirmelerini ve inançlarını içeren bir kavram. Kendini sevme ve saygı gösterme, bir özdeğerin temelini oluşturur. Sağlıklı bir özdeğer, kişinin kendi benliğine değer verdiği, kendi eksikliklerini kabul ettiği ve kendisine karşı anlayış ve sevgi dolu bir tutum sergilediği bir zihinsel durumdur.

Özdeğer, bize mutluluğun kapısını açar.

Kişi, kendi varlığından ve yaptıklarından keyif alırken, yaşamın getirdiği olumlu ve olumsuz deneyimleri daha olgun bir perspektifle karşılar. Mutluluğu hak ettiğini bilmek, iç huzur ve dengeyi hayatımızın merkezine alır. Kendini mutlu olmaya değer görmemek ise olumsuz bir özdeğerin yansımasıdır ve kişinin yaşamında sürekli bir huzursuzluğa, tatminsizliğe ve mutsuzluğa neden olabilir.

Düşük özdeğerin yarattığı duygulara kapılmak hem iş hem de özel hayattaki ilişkileri sabote etmeye kadar gidebilir…

Özdeğer, kişinin kişilik özelliklerine de yansır. Bu kişiler genellikle içtenlikle başkalarına yardım eder, olumlu bir tutum sergiler ve sevgiyi korkusuzca sunarlar. Sağlıklı bir özdeğere sahip olanlar, kendi değerini bilmeleri nedeniyle başkalarının negatif yargılarından ve eleştirilerinden etkilenmezler. Bu da kişisel ilişkilerde daha sağlam ve güvenilir bağlar kurmalarına yardımcı olur.

Ancak, özdeğer düşüklüğü yaşayan bireyler için durum daha karmaşıktır:

Kendine olan güvensizlik ve kendini yetersiz hissetme, ilişkilerde çatışma ve gerginliklere yol açar. Özdeğer düşüklüğü olan bir kişi, sürekli başkalarının onayını arar ve kendi ihtiyaçlarını ihmal eder. Bu davranışlar, bilinçsizce kendimizi sabote ettiğimiz için, ilişkilerde dengesizliklere ve kişisel sınırların ihlaline neden olabilir.

Özellikle romantik ilişkilerde, özdeğerin önemi büyüktür. Kendini değerli ve sevilmeye layık gören bir kişi, toksik ilişkilere meyletmez ve saygı dolu bir ilişkiyi hak ettiğine yürekten inanır. Ancak, özdeğer düşüklüğü yaşıyorsa bir girdaba kapılmış gibi toksik ilişkilere sürüklenir ve sürekli kendini haklı çıkarmak için karşısındaki ile mücadele edebilir. Hatta ilişkinin ilk evrelerinde, sevgiye layık olmadığını, her zaman önünde sonunda terk edileceğini, kaderinde ayrılık olduğunu kurgulayan zihniyle öz değersizlik yaratır ve bahsettiğim sabotaj başlar…Çünkü mutluluğu doğal karşılamaz ve tedirgin hisseder. 

Kendini sevme gücüne sahip çıkmayan insan, başkasının onu sevdiğine inanmakta zorlanır…

Aşkı hak ettiğine inanmak, en güzel başarıları hak ettiğine inanmak ve daha nice güzellikleri kendine çekebilmek için önce kendini sevme gücüne sahip çıkmak ve zayıf özdeğer bilincinden uzaklaşmamız gerekir.

Bugün kendinize şunu sorun; haklı çıkmak mı istiyorum, mutlu olmak mı? Değer görmek mi istiyorum, değersizlik enerjileri yaymak mı? Mutluluk beni gergin mi, hafif mi hissettirmeliydi? Mutluluğu hak ettiğime nasıl inanabilirim?

Özdeğerinin önündeki tek engelin, kendine uyguladığın anlayışsız yaklaşım olduğunu fark et bugün.